<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anketler &#8211; Elazığda Güçlü Haber Sitesi</title>
	<atom:link href="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/category/anketler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com</link>
	<description>elazığ haber</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Jul 2021 18:26:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title></title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/07/07/1855/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jul 2021 18:26:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=1855</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[Not: Bu yazının içine yerleştirilmiş bir anket var, bu ankete katılabilmek için lütfen siteyi ziyaret edin.
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEV KARDEŞİM&#8230;</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/06/13/sev-kardesim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[CEBELİ YERLİKAYA]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2021 18:23:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=1066</guid>

					<description><![CDATA[Sevgi;ne tarifi ne de kapsamı birkaç kelime ile anlatılamayacak kadar,büyük bir olgudur.Hal böyle iken,onu bir insanın karşı cinsine duyduğu kısıtlı bir sevecenlikten ibaret saymak,onu yok saymakla eşdeğerdir.Bu;İnsan psikolojisinin kendini üstün..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_913" aria-describedby="caption-attachment-913" style="width: 150px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/cebeli-abi-150x150.jpg" width="150" height="150" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/cebeli-abi.jpg 2x" alt="CEBELİ YERLİKAYA" class="avatar avatar-150 wp-user-avatar wp-user-avatar-150 photo" /><figcaption id="caption-attachment-913" class="wp-caption-text">CEBELİ YERLİKAYA</figcaption></figure>
<p>Sevgi;ne tarifi ne de kapsamı birkaç kelime ile anlatılamayacak kadar,büyük bir olgudur.Hal böyle<br />
iken,onu bir insanın karşı cinsine duyduğu kısıtlı bir sevecenlikten ibaret saymak,onu yok saymakla<br />
eşdeğerdir.Bu;İnsan psikolojisinin kendini üstün gören tarafının ürettiği bir terminolojinin en basit<br />
neticesi,gerçek hayatta karşılık gören somut birer neticesidir.Demem odur ki;İnsan egosu, sevgiyi sırf<br />
insana,bir zaman dilimine has bir şey olarak görmenin yanlışı içerisindedir.Oysa sevgi;tüm evreni,tüm<br />
varlıkları kapsayıp kuşatan,hem soyut hem de somut nesnelerin ortak mirası,ortak hazinesidir.Bu<br />
hazineyi sırf insana has saymak,diğer tüm varlıklara karşı haksızlık değil midir?<br />
Evreni düşünün?İçinde,rakamlarla tarif edemeyeceğimiz kadar canlı var.Bu canlıların her birinin,kendi<br />
içlerinde bir eko sistemi var.Onları yok sayarak,evreni nasıl anlıyor olabiliriz ki?<br />
Anlamamış,anlamıyor olmalıyız ki,insan dışındaki tüm varlıklara hatta kendi türümüzden olanlara dahi<br />
evreni dar ediyor,yaşam hakkı tanımıyoruz.Kendi türüne bile sevgi beslemeyen,öldüren,yok eden<br />
insanoğlunun;tabiata,hayvanlara ve var olan diğer canlılara sevgi duymasını beklemek,koca bir saflık<br />
olsa gerek.Sevgiyi bir günle anlamlandırmak,bir günle sınırlı kılmak da insan riyâkârlığının bir diğer<br />
boyutu.Oysa sevgi; ne yüce,ne engin bir duygudur.Üstelik,harcamakla bitmeyek kadar limitsiz ve<br />
sınırsız bir olgudur.O halde bu cimrilik,bu sevgisizlik neyin nesi,hangi insan psikolojisinin iyileşmek<br />
bilmez sonucudur?<br />
Evet sevmeliyiz!İnsanı,hayvanları,doğayı,tüm canlıları sevmeliyiz.Sevgi gününde, bir çiçeğin dalından<br />
koparılıp insan egosunun tatmininden ziyade,onu birlikte dalında sevme nezaketini,sevgisini<br />
gösterebilmeliyiz.<br />
Bir hayvana; enazından bir gün olsa bile,bir kap yemek,<br />
Bir ağaca; bir iki kova su,<br />
Bir kadına; iyi ki varsın deme lütfunu çok görmemeliyiz.<br />
“Sevgi,doğanın ikinci güneşidir.”Der, G.Chapman.<br />
“Sevgi insanı birliğe,egoizm ise yanlızlığa götürür.”Demiş,Friedrich Schiller.<br />
“Sevgiler diyorum usta!Öyle bir soğuk ki artık,kutuplar bile bu denli üşütmüyor insanı.”Demiştim<br />
“Elena&amp;quot; isimli kitabımda.O kadar çok sevgisizleştik ki,yürekler kutup yerine döndü.Herkes birbirine<br />
soğuk,mesafeli ve yabancı.Ya parayla satılıyor olsaydı sevgi?<br />
Kim bilir,o zaman ne yapardık?Gerçi sevgiler de satılık artık, üç-beş kuruşa satılır olmuş pazarlarda.Ne<br />
senin,ne benim ne de bizim gücümüz yeter artık,eskisi gibi sevmeye,insan olmaya.<br />
Sev kardeşim,sev!Sınır olmadan,türüne bakmadan,ayırmadan,yok saymadan sev! Baki kalan bu<br />
kubbede,sevgiden,saygıdan başka var mı başka hoş bir seda.Sesimiz,nefesimiz, çağlar ötesine<br />
yankılansın.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TARSİM SİGORTASI YAPTIRACAK HAL Mİ  KALDI!&#8230;</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/06/13/tarsim-sigortasi-yaptiracak-hal-mi-kaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recai GÜÇLÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2021 18:13:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=1060</guid>

					<description><![CDATA[Saygıdeğer Hemşehrilerim, Hatırlayacağınız üzere geçenlerde bir dizi ziyaret kapsamında Elazığ&#8217;a da gelen Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç, “Kuraklık sigortasında TARSİM havuz sistemimiz var. Bundan yararlanmaya gayret etmek..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_695" aria-describedby="caption-attachment-695" style="width: 150px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/RECAI-GUCLU-150x150.png" width="150" height="150" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/RECAI-GUCLU-e1623151784823.png 2x" alt="Recai GÜÇLÜ" class="avatar avatar-150 wp-user-avatar wp-user-avatar-150 photo" /><figcaption id="caption-attachment-695" class="wp-caption-text">RECAİ GÜÇLÜ</figcaption></figure>
<p>Saygıdeğer Hemşehrilerim,<br />
Hatırlayacağınız üzere geçenlerde bir dizi ziyaret kapsamında Elazığ&#8217;a da gelen Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç, “Kuraklık sigortasında TARSİM havuz sistemimiz var. Bundan yararlanmaya gayret etmek lazım. Bu konuda üreticiler bilgilendirilip sigorta yapılırsa bunun çok büyük faydası olacaktır” ifadelerini kullandı.<br />
Çiftçilerde sigorta yaptıracak hal mi bıraktılar!&#8230;<br />
Geldiğimiz şu noktada bütün yiyeceklerimiz ithal ediliyor. Haberlerde sürekli ihracat ağından ve verilerinden bahsedilir. Kat-i surette ithalatı duyamazsınız.. Çünkü ithalat bir ülkenin ayıbıdır, bana göre… Demek bizi yönetenler de benimle hem fikir olmuş olacaklar ki; ithalattan hiç söz etmezler. Hep ihracat rakamları ortadadır.<br />
Şimdi düşünün kardeşlerim; Bir ailenin aylık geliri 3 bin lira diyelim. Eğer gider, 3 binden fazla olursa ne olur… Sıkıntı başlar, aile evdeki eşyaları satmaya ya da birikimlerinden harcamaya başlar.<br />
İşte Türkiye de aile gibidir.<br />
Eğer siz ülkenin ana kaynaklarını satmaya başlarsanız, ekonomi zayıflamaya yüz tutar. Bu kapsamda lafı uzatmadan, asıl soru şu;<br />
Türkiye Hangi Gıdaları İthal Ediyor?<br />
Bileniniz var mı? Ben söyleyeyim. Ayçiçeği, badem, bakla, çay, kırmızı ve yeşil mercimek, taze ve kuru sarımsak, pamuk, soya, susam ve tütün gibi birçok ürün ithal ediliyor.<br />
HAYIRDIR BEYLER!&#8230; Karadeniz&#8217;de çay üretimi olmuyor muydu?<br />
Ya da Ege&#8217;de pamuk… Ülkemizin mis gibi meşhur Kastamonu sarımsağı yok muydu da, hem taze hem de kuru sarımsak ithal eder hale getirdiniz bu ülkeyi.<br />
Trakya Bölgesi Ayçiçek tarlalarıyla doluydu.<br />
Ne yaptınız bu insanlara? Niçin üretim yapmıyorlar ve bu ürünler ithal ediliyor?<br />
Geçen sene Egeli üreticinin elindeki pamuğu almayıp, düşmanımız olan Yunanistan&#8217;dan kimler pamuk almıştı da, Türk çiftçisi zulme uğratılmıştı.<br />
Hala konuşanlar hangi Tarsim Sigortasından bahsediyorlar!<br />
Sigorta yaptıracak ürün mü var ellerinde! Sel baskını, kuraklık vs. afetler için sigortaya teşvik edenler hangi Türk çiftçisi neyi üretiyor ki, neyin, hangi bakliyatın, hangi tahılın sigortasını yaptırsın….<br />
Halen daha üretim yapmakta olan o kahraman köylüler, çiftçiler borç batağında, traktörleri haczediliyor.<br />
Bugün üretim yapması gereken çiftçiler dosya ellerinde icra müdürlüklerinde dosya peşinde koşuyor.<br />
Şu anda tarım tam anlamıyla dışa bağlı bir vaziyette.<br />
Ülke tarımına ve ekonomisine, mücadele ederek, -kaldı ki çoğu çiftçilerimiz ailece çoluk çocuk bu işi yapıyorlar- üreten, emek veren, birçok zahmete katlanan çiftçilerimize, ülkem insanına yapılan bu haksızlığı asla kabul etmiyorum.<br />
Bir an önce yetkililerin ithalatı bırakıp, bu insanlara destek vererek tarımı ve hayvancılığı kalkındırmasını bekliyorum. Projeleri biraz da Elazığ’a kaydırın beyler&#8230;.<br />
Aksi takdirde;<br />
“Alma Mazlumun Ahını,<br />
Çıkar Aheste Aheste….”</p>
<p>Kalın Sağlıcakla…..</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ELEŞTİRDİKLERİMİZ ARACI KOYMASIN!</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/06/13/elestirdiklerimiz-araci-koymasin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Tolga GÜÇLÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2021 18:06:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=1053</guid>

					<description><![CDATA[Değerli Okurlarım, Uzun zamandan beri işlerimin yoğunluğundan dolayı bir türlü bir yazı bile kaleme alamamıştım. Ancak yenilenen internet sitemize katkı olması ve makale yazma özlemimi gidermek açısından bugün yazmaya karar..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_1052" aria-describedby="caption-attachment-1052" style="width: 150px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM-150x150.png" width="150" height="150" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM.png 2x" alt="Ömer Tolga GÜÇLÜ" class="avatar avatar-150 wp-user-avatar wp-user-avatar-150 photo" /><figcaption id="caption-attachment-1052" class="wp-caption-text">ÖMER TOLGA GÜÇLÜ</figcaption></figure>
<p>Değerli Okurlarım,<br />
Uzun zamandan beri işlerimin yoğunluğundan dolayı bir türlü bir yazı bile kaleme alamamıştım. Ancak yenilenen internet sitemize katkı olması ve makale yazma özlemimi gidermek açısından bugün yazmaya karar verdim. Tabii konu belirlemede nedense hiç zorluk çekilmiyor, şu güzelim memleketimde… Her anımız adrenalin basıyor çünkü.</p>
<p>Öncelikle şunu belirtmek isterim ki;<br />
Elazığ&#8217;da yaşayan insanlarımızın çoğunun psikolojisi bozulmuş bir vaziyette.<br />
Baksanıza gelen talepler doğrultusunda Şehir Hastanesinin yetkilileri “Yarı Açık Psikiyatri Servisi&#8217;ni” açmak zorunda kaldılar. Hani yarı açık cezaevini duymuştum ama, böylesini ilk defa duydum.<br />
Bakalım daha neler duyacağız.<br />
Allah sonumuzu hayır etsin.<br />
Psikiyatri servisi de hayırlı uğurlu olsun memleketimize.</p>
<p>Şimdi gelelim asıl mevzumuza;<br />
Takdir edersiniz ki basın camiası olarak yapılan iyi işler olduğu zaman över, aksaklık olduğu zaman da belirtir ve takipçisi oluruz. Hiçbir zaman için eleştirdiğimiz kişilerin karakterine, huyuna, suyuna dem vurmayız. Sadece o yapılan iş her neyse onun biran önce, vatandaşlarımızın yararına ya kaldırılmasını ya da yapılmasını isteriz.<br />
Ancak bazen eleştirilere tahammülü olmayan tabiri caizse burnundan kıl aldırmayanlar da çıkıyor karşımıza.<br />
Halbuki bir yere gelmişseniz bu ülkede, bunu o halka borçlusunuz demektir.<br />
Eğer eleştirilerimize cevap vermek istiyorsanız, bizimle görüşün, ihbar hatlarımız okunacak büyüklükte yazılmıştır.<br />
Gerek gazetemizde gerekse internet sitemiz ve sosyal medya hesaplarımızda da iletişimimiz gözükmektedir.<br />
Ben olsam kendi işimi kendim hallederim, aracı koymam.<br />
Gelelim diğer bir konuya; yaz mevsimini yaşadığımız şu günlerde, siz hiç Elazığ&#8217;da dolaşan turist kafilelerine rastladınız mı?<br />
Ben rastlamadım.<br />
Siz rastladıysanız ben onu bilmem.<br />
Peki neden gelmiyorlar böylesi mükemmel doğal güzellikleri olan bir şehre…<br />
Bunun birkaç nedeni var.<br />
Bunlardan bir tanesi de insanlar Elazığ&#8217;ın haritadaki yerini bile bilmiyorlar, çünkü duymamışlar.<br />
Evet bazı çalışmalar yapılmış, şimdi yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim.<br />
Ancak bu çalışmalar çok cılız kalıyor.<br />
Ciddi ve gerçek anlamda atılmış adımlar yok. Elazığ&#8217;ın reklamı yeterince yapılmadı, şimdiye kadar. Mesela; bir holding düşünün bir mamul üretiyor, bunun pazarlamasını sadece Türkiye&#8217;ye değil, tüm dünyaya yapacak reklam geliştiriyor.<br />
O mamulünü insanlara tanıtmak için sanki kafalarına vurur gibi tekrar tekrar reklamını gösteriyor.</p>
<p>Onun insanlar için hava gibi, su gibi kaçınılmaz olduğunu ispat edercesine adını duyurmak için canla başla mücadele ediyor. Siz hiç bugüne kadar Elazığ&#8217;ın tanıtımı, reklamı, adını duyurması konusunda ciddi çalışma yapanı duydunuz mu?<br />
Bu gerek kurum olur, gerekse dernek v.s. hiç farketmez.<br />
Hayır.<br />
Bugüne kadar böyle bir çalışma olmadı.<br />
O yüzden hasret başka bahara kaldı…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NE EKERSEN ONU BİÇERSİN</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/06/09/ne-ekersen-onu-bicersin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[CEBELİ YERLİKAYA]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jun 2021 20:06:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=923</guid>

					<description><![CDATA[Hayatta her şeyin bir karşılığı var. Varlık ile yokluk,çokluk ile azlık,etki ile tepki gibi&#8230;Canlı,yaşayan veya yaşanabilen her yaratılmış ve ortam için bu felsefe ve denge unsuru geçerlidir. Denge önemli şey...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_913" aria-describedby="caption-attachment-913" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/cebeli-abi.jpg" width="200" height="200" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/cebeli-abi.jpg 2x" alt="CEBELİ YERLİKAYA" class="avatar avatar-1024 wp-user-avatar wp-user-avatar-1024 photo" /><figcaption id="caption-attachment-913" class="wp-caption-text">CEBELİ YERLİKAYA</figcaption></figure>
<p>Hayatta her şeyin bir karşılığı var.<br />
Varlık ile yokluk,çokluk ile azlık,etki ile tepki gibi&#8230;Canlı,yaşayan veya yaşanabilen her yaratılmış ve ortam için bu felsefe ve denge unsuru geçerlidir.<br />
Denge önemli şey.<br />
Miktarınca karar,kararınca miktar kainatın tüm varlık sistemleri için kritik bir olgu.<br />
Bu olgunun,bu sistemin dışına çıkan her bir aşırı hareket veya eylem,sistemin işleyişini aksaklığa uğratacağından,ortaya çıkacak sorunların gelişini beklemek sürpriz olmasa gerek. Canlı organizmalar öylesine muhteşem bir yaratılış örneğidir ki,bunların gözle görülemeyen her bir hücresinin dahi bir işlevi vardır. Üstelik bu gözün algılayamadığı hücrelerin bir de akıl almayacak bir tanıma,değerlendirme,tasnif,tahliye gibi sistemi vardır kendi içinde.<br />
Böylesine akıllı ve mükemmel bir sistemin yanlış yapacağını sanıyorsanız,yanılıyorsunuz.<br />
Üstünde yaşadığımız dünya ve içinde teşekkül eden doğa bu mükemmel döngünün en önemli enstrümanlarıdır.<br />
Su,hava ve topraktan müteşekkil bu sistem insan yaşamının olmazsa olmazıdır.<br />
Birinin yokluğu,diğerin varlık sorunudur. Dolayısıyla insan da bu varlığın veya yokluğun temel oyuncularından en önemlisidir.<br />
Doğa varsa insan vardır,yoksa yoktur.<br />
Milyonlarca yıldır da bu böyledir.<br />
Doğa insana değil aksine insan doğaya muhtaçtır.<br />
Sanayileşme,şehirleşme,buna bağlı olarak medenileşme ve sonucunda globalleşme insan yaşamına konfor getirmekle beraber ,birçok sorunu da beraberinde getirmiştir.<br />
Doğanın tahribi,toprağın,suyun,havanın tahribini beraberinde getirmiştir.<br />
Konfor uğruna yapılan her yenilik,atılan her adım aslında bütün canlıların geleceğine,yaşam hakkına yapılan bir suikast halini almıştır.<br />
Teker teker saymayacağım doğaya ne şekilde zarar verildiğini,lâkin yaşadığımız bilgi ve teknoloji dünyasında bilinçsizliğin dip noktasında yer alıyor olmamız,sorunun insan temelli olması,bu sorunun en ilginç tarafı aslında.<br />
Bir şeyin sonuçlarının zararlı olduğunu bilip de onda ısrar etmek ve kendi yaşam kaynağını yok etmek nasıl bir bilinçsizlik,nasıl bir akıl tutulmasıdır?<br />
Hangi canlı kendi yaşamına,yaşam kaynağına son verebilir ki insandan başka.<br />
Bugün ülkemiz denizleri ve akarsuları büyük bir kirlilik tehtidi altında. Toprakları çölleşme ve yanlış kullanım nedeniyle kullanılamaz hale gelmiş durumda.<br />
Ormanlar ve yeşil alanlar hakeza insan eliyle yok ediliyor.<br />
Nasıl bir vahşiliktir bu,nasıl bir para hırsı?<br />
Hangi para getirebilir ki bu saydığım yok olan büyük dengeyi.<br />
Yönetenlerin aymazlığı ve beceriksizliği,yönetilenlerin ise cehaleti getirdi hepimizi bu acı noktaya.<br />
Yok oluyoruz resmen,görünen köy kılavuz istemiyor maalesef,yolun sonu görünüyor.<br />
Önlem alması gerekenler olayı tribünden izliyor.<br />
Doğa bize,bizim ona attığımız kazığın acı faturasını önümüze koyarak ödetmeye hazırlanıyor.<br />
Bizim onun içine kattığımız her kötülüğü üstümüze kusuyor.<br />
”Ne ekersen onu biçersin.”<br />
Diyor ya bir atasözümüz, maalesef ektiğimizi biçiyoruz.<br />
Biliyorum çok geç ama daha da geç olmadan,doğanın üstünden o kirli ellerimizi ve emellerimizi çekelim.<br />
Doğa bizim varlık sebebimiz,kendi varlığımıza ihanet etmeyelim.<br />
Temiz ve yaşanabilir bir doğa ve yarınlar için “Doğamızı temiz tutalım,kirletmeyelim.”<br />
Kalın hepiniz sağlıcakla&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TOKİ&#8217;LERİN BİTMEYEN ÇİLESİ</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/06/08/tokilerin-bitmeyen-cilesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recai GÜÇLÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2021 11:21:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=697</guid>

					<description><![CDATA[Değerli hemşehrilerim, tekrardan sizinle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu haftaki köşe yazımda, ne yazık ki TOKİ’lerde yaşanan ve bitmek bilmeyen sıkıntılardan bahsedeceğim. Hepimizin bildiği gibi büyük deprem yaşandıktan sonra ağır hasarlı..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_695" aria-describedby="caption-attachment-695" style="width: 150px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/RECAI-GUCLU-150x150.png" width="150" height="150" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/RECAI-GUCLU-e1623151784823.png 2x" alt="Recai GÜÇLÜ" class="avatar avatar-150 wp-user-avatar wp-user-avatar-150 photo" /><figcaption id="caption-attachment-695" class="wp-caption-text">RECAİ GÜÇLÜ</figcaption></figure>
<p>Değerli hemşehrilerim, tekrardan sizinle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu haftaki köşe yazımda, ne yazık ki TOKİ’lerde yaşanan ve bitmek bilmeyen sıkıntılardan bahsedeceğim. Hepimizin bildiği gibi büyük deprem yaşandıktan sonra ağır hasarlı binalar yıkılmış ve yerine yenileri yapılması için TOKİ, çalışma başlatmıştı. Ancak zaman geçtikçe sorunlar da büyümeye başladı. Öncelikle evlerin küçük olması çok tartışıldı. Daha sonra Bızmişen’de yapılan binalarda çatlaklar ve asansörde sıkıntılar ortaya çıkmıştı. Elbette kuralarda yaşanan sorunlar, hiç gündemden düşmedi. Son dönemde ise, kuralar çekildiği halde aylardan beri evleri teslim edilmeyen vatandaşların yaşadıkları sorunlar gündeme geldi. Hatta bu vatandaşlarımız, yaşadıkları bu sıkıntıları iletmek üzere Valilik binasına gittiler. Ancak Vali’yle görüşemeden geri döndüler. Vali Palu’da olduğundan dolayı bu görüşme gerçekleşemedi. Umarım ilerleyen günlerde Valimiz bu mağdur olan vatandaşların dertlerini dinleyip, bir çözüm bulur. Yoksa Elazığ’da bu kadar mağduriyetin yaşanması normal bir durum değil.</p>
<p>Sevgili hemşehrilerim,</p>
<p>Bazı yetkililerin görevlerini yerine getirmemesi herkes gibi benim de dikkatimi çekiyor. 1,5 yıldan beri hiç ses çıkarmayan ve meydanlarda göremediğimiz bazı şahısları yeni yeni görmeye başladık. Geçenlerde Mustafapaşa ve Rüstempaşa Mahalleleri’nde yapılan TOKİ inşaatlarına tepki göstermek için Elazığ Esnaf ve Sanatkarlar Birliği Başkanı Cemil Erdem, Elazığ Muhtarlar Derneği Başkanı ve Gümüşkavak Mahallesi Muhtarı Ahmet Gül ile bazı oda başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar meydanda toplandılar. Çok güzel bir şekilde tepkilerini ortaya koydular. Öncelikle şahsen benim beklediğim birlik ve beraberliği çok güzel yansıttılar. Ancak bu birlik ve beraberlik için o kadar geç kalındı ki, artık hiçbir anlamı yok. Sadece toplandık denilmesi için toplanılmış bir kalabalıktan başka bir şey değil. Çünkü artık binalar bitmek üzere, yani işi çoktan bitirmişler. 1,5 yıldan beri yatan şahıslar şimdi uyanmış olabilirler. Ancak bunun boş bir uyanış olduğunu ve şehre hiçbir şekilde fayda sağlamayacağını belirtmek isterim. Bu toplanma yaklaşan oda seçimlerine yatırım yapmaktan başka bir şey değildir.</p>
<p>Bütün bu tepkilerin ardından TOKİ yetkilileri de göstermelik bir şekilde Elazığ’a geldiler. Göstermelik diyorum, çünkü her şey bitmiş durumda. Bu saatten sonra gelinse ne olur, gelinmese ne olur! Zaten evler kümes kadar yapılmış, halk mağdur bırakılmış. TOKİ yetkililerin gelmesinin ne önemi var ki! Sadece “Geldik, vatandaşla ilgilendik” demek için, geldiler. Yoksa zannettiğimiz gibi bizim problemimizi çözecek durumda değiller. Tatil yapıp, gidecekler o kadar.</p>
<p>Saygıdeğer hemşehrilerim,</p>
<p>Şehrimizin bu denli geri kalmış durumda olması ve üvey evlat muamelesi görmesi, hepimizin zoruna gittiği gibi benim de zoruma gitmektedir. Ancak yöneticilerimizi biz seçiyoruz. Ufak tefek vaatlerle seçersek, işte geldiğimiz noktadan onlar değil, bizler sorumlu oluruz. Bizim bilinçli bir şekilde, memleketimizin geleceğini düşünerek ona göre karar vermemiz gerekiyor. Bugünü kurtarmak için değil, geleceğimizi en güzel şekilde oluşturmak için oyumuzu kullanmalıyız. Önümüzdeki süreçlerde hep seçimlerle karşılaşacağız. Bugün yaşananları unutmadan ona göre oyumuzu kullanmamız; şeref, namus, haysiyet meselesidir. Tüm bunların bilincinde olmanızı dilerim. Önümüzdeki hafta görüşmek dileğiyle,</p>
<p>Kalın Sağlıcakla…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
