<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ömer Tolga GÜÇLÜ &#8211; Elazığda Güçlü Haber Sitesi</title>
	<atom:link href="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/author/omertolgaguclu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com</link>
	<description>elazığ haber</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Aug 2021 19:21:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>YANGINLAR VE GÖÇLER</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/08/08/yanginlar-ve-gocler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Tolga GÜÇLÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Aug 2021 19:20:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=2662</guid>

					<description><![CDATA[Uzun zamandan beri sıkıntılar içerisindeyiz. 2 yıldan beri pandemiden dolayı sorunlar yaşıyoruz. Bir de üzerine yangınlarla karşı karşıya geldik. Ülkemiz yanıyor, bizim ciğerimiz yanıyor. Kimisi sabotaj diyor, kimisi otel yapılmak..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_1052" aria-describedby="caption-attachment-1052" style="width: 150px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM-150x150.png" width="150" height="150" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM.png 2x" alt="Ömer Tolga GÜÇLÜ" class="avatar avatar-150 wp-user-avatar wp-user-avatar-150 photo" /><figcaption id="caption-attachment-1052" class="wp-caption-text">ÖMER TOLGA GÜÇLÜ</figcaption></figure>
<p>Uzun zamandan beri sıkıntılar içerisindeyiz. 2 yıldan beri pandemiden dolayı sorunlar yaşıyoruz. Bir de üzerine yangınlarla karşı karşıya geldik. Ülkemiz yanıyor, bizim ciğerimiz yanıyor. Kimisi sabotaj diyor, kimisi otel yapılmak için bilerek yakıldı diyor, kimisi tatil köyü yapılır diyor. Herkesin bir fikri var. Ancak her ne olursa olsun, orada bulunan mükemmel bir doğayı kaybettik. Bunun haricinde orada yaşayan insanlar; evlerini, mallarını, hayatlarını kaybettiler. Bunca insanının içi yandı, bizim de içimiz yandı. Bu yangınların üst üste çıkması zaten tesadüf olamaz. Kesinlikle birilerinin parmağı var ve nihayetinde PKK bu olayları üstlendi. Bu olaylardan sorumlu olan herkesin acı çekerek ölmesini diliyorum. Şanlı Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılanlar hiçbir zaman unutulmamalıdır. Bu acı devamlı yüreğimizde kalmalıdır. Biz daha öncesinde nice acıları geride bıraktık, elbet bu acıyı da geride bırakırız. Ancak biraz millet olarak balık hafızalıyız. Yaşanılan olayları çok çabuk unutuyoruz. Geçmişte yaşanılan birçok şeyi unutmuş olabiliriz ama bu olayı unutmamalıyız.</p>
<p>Yangınlarla ilgili bir diğer konu ise, uçakların yetersizliğidir. THK (Türk Hava Kurumu) yaptığı açıklamada, 3 adet Beriev BE-200. 10 bin litre kapasiteli amfibik yangın söndürme uçağı, 15 adet Mİ-8 2.500 litre kapasiteli genel maksat helikopteri, 2 adet genel maksat yangın söndürme CH-47 Chinook 7,500 litre kapasiteli helikopterler olmak üzere toplam 20 aracımız var” dedi. Ancak yangın söndürme uçaklarının yetersiz kalması, bu yüzden yangınların söndürülememesi ve daha fazla yayılması açıkça ortadadır. Azerbaycan yangın söndürme uçaklarını bizim için gönderdi ve ne kadar etkili olduğunu hepimiz biliyoruz. Şimdi AB (Avrupa Birliği) de 3 adet yangın söndürme uçağı gönderiyor. Lenarcic, açıklamasında Canadair marka uçaklar olduğunu duyurdu ancak hangi model olduğunu açıklamadı.</p>
<p>Avrupa Birliği RescEU filosunda hem Canadair CL-215 hem yeni model CL-415’ler yer alıyor. Gelecek uçakların Türk Hava Kurumu’nda da bulunduğu halde kapasite bahane edilerek ihalelere sokulmayan, Orman Bakanı Pakdemirli tarafından “antika” denilen CL-215’ler mi olduğu henüz bilinmiyor.</p>
<p>Gelelim diğer bir konuya… Son zamanlarda artan göç istilası… Erzurum’da Afganlarla ilgilenen bazı sivil toplum kuruluşları ve yetkililer, İran sınırında 1,5 milyon Afgan uyruklu göçmenin de Türkiye’ye girmeyi beklediğini iddia ediyor. Afgan göçmenlerin bir kısmı sınırı geçtikten sonra Erzurum’daki 1500 kişilik geri gönderme merkezinde kalıyor. Ancak merkezde boş yer kalmayınca göçmenler de son haftalarda sokaklarda yatmak zorunda kaldı. Buraya kadar her şey normal gibi duruyor? Ancak nereye kadar, ne zamana kadar Türkiye bunları besleyecek? Gücümüz var mı? Diyelim ki var! O zaman neden bu ülkeye bir yangın söndürme uçağı bile alınmıyor? Tam tersi düşünelim bir de. Madem gücümüz yoksa neden bu düzensiz göçmenler alınıyor? Nereden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Allah sonumuzu hayır etsin.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GELECEK, HAYALLERİNİN PEŞİNİ BIRAKMAYANLARINDIR</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/07/04/gelecek-hayallerinin-pesini-birakmayanlarindir/</link>
					<comments>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/07/04/gelecek-hayallerinin-pesini-birakmayanlarindir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Tolga GÜÇLÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2021 15:57:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=1757</guid>

					<description><![CDATA[Bu haftaki köşe yazımda Elazığ&#8217;ın bugüne kadar gelinen noktada nasıl bir şehir olduğuna karar veremediğinden bahsedeceğim. Elazığ, Cumhuriyet kurulduktan sonra bir tarım şehri olarak görülmüş. Buna göre yatırımlar yapılmış. Tarım..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_1052" aria-describedby="caption-attachment-1052" style="width: 150px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM-150x150.png" width="150" height="150" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM.png 2x" alt="Ömer Tolga GÜÇLÜ" class="avatar avatar-150 wp-user-avatar wp-user-avatar-150 photo" /><figcaption id="caption-attachment-1052" class="wp-caption-text">ÖMER TOLGA GÜÇLÜ</figcaption></figure>
<p>Bu haftaki köşe yazımda Elazığ&#8217;ın bugüne kadar gelinen noktada nasıl bir şehir olduğuna karar veremediğinden bahsedeceğim. Elazığ, Cumhuriyet kurulduktan sonra bir tarım şehri olarak görülmüş. Buna göre yatırımlar yapılmış. Tarım malzemeleri konusunda Elazığ&#8217;a destekler yapılmış. Ancak bu tarımla ilgili desteklerin ardından 1950&#8217;den itibaren Elazığ&#8217;daki yöneticiler, bu şehrin sanayi şehri olması gerektiğini belirtmişler. 1980&#8217;e kadar tarımla ilgili yapılan desteklerin neredeyse tamamına yakını sanayi kurulması için harcanmış. Daha sonra yani 1980&#8217;den itibaren yöneticiler, bu şehrin turizm şehri olması gerektiğini belirtmişler. Buna bağlı olarak da turizm ağırlıklı yatırım yapılmaya başlanmış. Bu gelişmelerin ardından yine tarım, sanayi, turizm ekseninde yatırımlar değişkenlik göstermiş. Bu değişkenlik, günümüze kadar devam etmiş. Günümüzde de bu durum devam etmektedir. Yani her zaman bu şehir, ne olması gerektiğine karar veremeyen ve elindeki fırsatları kaçırmış bir şehirdir. Bu bakımdan bütün geçmişe bakacak olursak, aslında Elazığ çok fazla yol kat eden bir şehir değildir. Geçen yazımda halkın yöneticiler üzerindeki gücünden bahsetmiştim. Bu sadece günümüzde oluşan bir sorun değildir. Bu her dönemin sorunudur. İş adamları ve halk, gelen yöneticiler üzerinde bir güç oluşturamamış, bu yüzden de gelen yöneticiler kendi keyifleri doğrultusunda bir yönetim anlayışı benimseyip, şehrin oluşturduğu bütün sistemleri yıkmıştır. Daha sonra yöneticiler koltukları başka kişilere devredince yeni gelen eski gelenin sistemini yıkarak kendi sistemini oluşturmuş ve bu döngü günümüze kadar gelmiştir. Tüm bunlardan dolayı da bu şehir bir türlü sistemini oturtamamış gelen kişilerin heveslerine kurban giderek, geri kalan bir şehir haline gelmiştir.<br />
Bugün geldiğimiz noktada bu şehir ne tarım şehri ne sanayi şehri ne de turizm şehri olmayı başaramamıştır. Geçmişteki bütün fırsatları kaçırmıştır. Bugün çok geri kaldığımız ortadadır. Depremden ve pandemiden dolayı böyle olduğumuzu düşünebilirsiniz. Ancak deprem ve pandemiden önce de şehir aynı geri kalmışlık içerisindeydi. Bugün daha kötü bir çöküş içerisinde… Yöneticiler bu durumu düzeltmek için çabalıyorlar. Ancak bu çabayla 10 değil 20 yıl içerisinde bile bu şehir toparlanamaz. Bu çöküşten çıkmak için çok daha fazla çalışmak ve daha fazla yatırımların ve turizmin gelişmesi gerekiyor. Aksi takdirde dediğim gibi 20 yılda bile bu şehir toparlanamaz.<br />
Elazığ için önemli olan sanayi ve turizmin gelişmesi için neler gerekiyor, biraz bunlardan bahsedeyim. Öncelikle turizm nasıl gelişir, bunu anlatayım. Turizmin gelişmesi için iyi bir tanıtım lazım. Ancak biz tanıtım işini, sadece drone ile yukarıdan görüntü çek, altına güzel bir müzik ve iyi bir seslendirici ekle olarak değerlendiriyoruz. Fakat bu işler eskisi gibi olmuyor. Her ne kadar son teknoloji cihazlarla çekim yapmış olsanız da, insanlar samimiyet görmek istiyorlar. Bu yüzden farklı şehirleri ve ülkeleri dolaşan youtuberlar milyonlar izlenirken, Kültür ve Turizm Müdürlükleri tarafından çekilen videolar en fazla 5-10 bin civarında izleniyor ve etkisi olmuyor. Bir de Kültür ve Turizm Müdürümüz yöresel yemek dergisi çıkartmıştı. İşte bu yüzden kimse yöresel yemeklerimizi bilmiyor. Kendimizi kendimize tanıtıyoruz daha öteye geçemiyoruz. Çünkü artık doğru düzgün yazılı içerikler okunmuyor. Yüzlerce sayfa olan yöresel yemek kitabını kim okusun! Halbuki samimi bir şekilde o yöresel yemeklerin videosu çekilse, o zaman seyirciyle daha iyi etkileşim kurulur ve daha iyi tanıtılmış olur. Yoksa bu şekilde bir arpa boyu yol alamayız. O kadar mükemmel turistik yerlerimiz var. Ama nasıl tanıtacağımızı bilemediğimizden dolayı doğru düzgün turist gelmiyor. Kültür ve Turizm Müdürlüklerine 20-30 yaşındaki youtuberları müdür olarak atayın, sadece Türkiye&#8217;ye değil, Dünya&#8217;ya bile en iyi tanıtımı yapar. Kaç yaşına gelmiş adamlar bu işi yapmayı bilmiyorlar. Sadece Kültür ve Turizm müdürlükleri için söylemiyorum. Birçok yönetici için de söylüyorum. Nasıl tanıtacağımızı bilmediğimizden dolayı turizm anlamında geri kalıyoruz. Yukarıdaki söylediklerim yapılırsa, turizmin nasıl gelişeceğini hep birlikte görürüz. Yapılmazsa da (bugüne kadar yapılmadı zaten) geri kalan bir şehir olarak hayatımıza devam ederiz.<br />
Sanayi için de şunları söylemek istiyorum. Öncelikle iş adamı yatırım yaptığı zaman bunun karşılığını almak ister ve işini en iyi şekilde yürütebileceği bir alan ister. Yöneticiler, iş adamına öncelikle iyi alan temin etmeli, daha sonra da buraya fabrikayı kurduğu zaman ne gibi avantajları olacağını karşı tarafa iyi anlatmalıdır. Şehrin bu anlamda ne kadar güçlü olduğunu iyi ifade edemezseniz, karşı taraf da yatırım yapmak istemez. Bu yüzden iş adamı buraya yatırım yaptığı takdirde, iş hacmini nasıl büyüteceği ve ne gibi avantajlar yakalayacağı iyi anlatılmalıdır. O zaman yatırımlar artmaya başlar.<br />
Her şeyden önce şunu iyi anlamalıyız. Bu şehir hepimizin ve bu şehri kalkındırmak, geliştirmek için el ele vererek birlik olmalıyız. Aksi takdirde bu şehir için kurduğumuz bütün hayallerimiz boşa gider. Lütfen hayallerimize sahip çıkalım. Çünkü gelecek, hayallerinin peşini bırakmayanlarındır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/07/04/gelecek-hayallerinin-pesini-birakmayanlarindir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZİ YÖNETEMEYENLER!</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/06/27/bizi-yonetemeyenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Tolga GÜÇLÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2021 16:21:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=1577</guid>

					<description><![CDATA[Hatırlarsanız geçen yazımda, turizm konusunda ne kadar geri kaldığımızı ve bunun için çok çalışmamız gerektiğinden bahsetmiştim. Daha sonra Sayın Vali Erkaya Yırık da en iyi şekilde tanıtım yapılacağını söyledi. Ancak..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_1052" aria-describedby="caption-attachment-1052" style="width: 150px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM-150x150.png" width="150" height="150" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM.png 2x" alt="Ömer Tolga GÜÇLÜ" class="avatar avatar-150 wp-user-avatar wp-user-avatar-150 photo" /><figcaption id="caption-attachment-1052" class="wp-caption-text">ÖMER TOLGA GÜÇLÜ</figcaption></figure>
<p>Hatırlarsanız geçen yazımda, turizm konusunda ne kadar geri kaldığımızı ve bunun için çok çalışmamız gerektiğinden bahsetmiştim. Daha sonra Sayın Vali Erkaya Yırık da en iyi şekilde tanıtım yapılacağını söyledi. Ancak Sayın Vali her ne kadar tanıtım yapılacağını söylese de, bu durum ne yazık ki öyle kolay olmuyor. Çünkü gelen turistlerin de şehirden memnun bir şekilde ayrılması gerekiyor. Eğer siz gelen turistleri memnun edemezseniz, bir daha hiç gelmeyecekleri gibi şehrimiz hakkında kötü bir reklam yapacaklarını da unutmamamız gerekir. Bu nedenle elbette tanıtım yapılmalıdır ancak öncelikle yatırımlarla şehrin görünümü modern hale getirilmelidir. Elazığ, şu andaki haliyle atıl durumda kalmış ve bakımsız bir il olarak görünüyor. Her ne kadar Sayın Vali ve Sayın Belediye Başkanı bu görünümü değiştirmek için mücadele ediyor olsalar da, maalesef yeterli olmuyor. Çok daha fazlası gerekiyor. Dikkat ettiyseniz, milletvekillerini hiç saymıyorum. Çünkü onların dertleri Elazığ değil, kendi dertleriyle uğraşmayı tercih ediyorlar. Bu yüzden onları yönetici sınıfına bile almıyorum. Zaten en başta şehrin bu kadar kötü hale gelmesini sağlayan şimdiki milletvekilleri gibi beceriksiz yöneticilerin olmasından kaynaklanmaktadır. Her şeyden önce halka değer verilmiyor. Her zaman milletin düşüncesinin en önemli olduğunu söyleyenler, iş icraata gelince milleti dinlemeyen ve hiç umursamayan kişilere dönüşüyor. Böyle olunca da işte gördüğünüz gibi yürüdükçe utanç duyduğunuz bir şehir ortaya çıkıyor. Bu zihniyetle gittiğimiz sürece güzel günleri görme hayali, hayal olmaktan öteye geçemez.</p>
<p>Çok sevdiğim bir söz vardır; “Nasıl olursanız, öyle idare edilirsiniz”. Bu söz hepimiz için derin anlamlar barındırmaktadır. Çünkü biz sürekli yöneticileri eleştiriyoruz ve eleştirmekte haklıyız. Ancak eleştirmeye öncelikle kendimizle başlamalıyız. Bunu söylememin sebebi, gerçek anlamda kendi değerimizi bilmememizdendir. Şöyle bir örnek vermek istiyorum; düşünün ki siz evin babası ya da annesisiniz ve her gün çocuklarınıza harçlık veriyorsunuz, onlara karşı ilgi, alaka gösteriyorsunuz. Onlar size bağırıyorlar, sizi hor görüyorlar, hiç dikkate almıyorlar. Yalnızca para alma zamanı geldiğinde sizin yanınıza uğrayıp hatırınızı soruyorlar. Bütün bunlara rağmen siz onların dediklerini hiç şüphe etmeden kabul ediyorsunuz, onlara uyuyorsunuz, sürekli sevgi ve saygı gösteriyorsunuz ama yine de çocuklarınız sizi insan yerine koymuyor. Bu örnek size çok mantıksız ve saçma geldi değil mi? Çünkü gündelik yaşamda tam tersi olur. Anne ya da baba çocuğunu hor görmez, insanca davranır ama aynı zamanda onların üzerindeki güçtür ve bu gücünü onlara hissettirir. Ancak ne yazık ki şu andaki yöneticiler ve bizim durumumuz bu örnekteki kadar saçma bir vaziyette. Biz oy veren millet olarak, yöneticilerin efendisiyiz. Onlar bize muhtaçlar, onlar bize hizmet etmek ve bizim dediklerimizi dikkate almak zorundalar. Ama geldiğimiz noktada tam tersi bir durum olmuş. Onlar bizim efendilerimizlermiş gibi davranıyorlar ve biz de onların kölesiymişiz gibi davranıyoruz. Oy zamanı geldiğinde de bütün bu hor görülmelere rağmen gönül rahatlığıyla oyumuzu onlara veriyoruz. İşte bu yüzden bizi yönetmesi gerekenler, her türlü oy aldıkları için üzerine düşen görevleri yapmıyorlar. Bizi yönetenler, zaten yönetemiyorlar ancak yöneticiyi o makama getirecek gücü elinde bulunduran millet de yöneticilere nasıl yönetmeleri gerektiğini belirtemiyor. Önüne koyulan sandıkla bu şehri ve ülkeyi daha iyi hale getirebilecek fırsatı sağlayan millet, iki söze kanıp tüm ülkenin kaderini olumsuz yönde etkileyebiliyor.</p>
<p>Sözü fazla uzatmadan şunları söylemek istiyorum. Ben size hangi partiye oy verin ya da vermeyin diyemem. Oy verdiğiniz parti, kötüdür ya da iyidir de diyemem. Ben siyasetçi değilim araştırmacı-gazeteciyim. Ancak elinizde bulundurduğunuz gücün kıymetini bilmenizi isterim. Yöneticilerin karşısına çıktığınızda, onların önünde eğilmemenizi ve onlara yalvarmamanızı da isterim. Çünkü efendi biziz, onlar biz ne istersek yapmak zorundalar. Bunun bilincinde olun lütfen. O zaman bu şehri yönetemeyenlerin nasıl güzel bir şekilde yönettiklerine ve bizim dediklerimize harfiyen uyduklarına hepimiz şahit oluruz. Yeter ki biz kendi kıymetimizi bilelim, kimseye bel bağlamayalım ve kimseden korkmayalım. Unutmayalım ki, muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NE ÇEKTİN BE ELAZIĞ!</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/06/20/ne-cektin-be-elazig/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Tolga GÜÇLÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2021 19:01:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=1318</guid>

					<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta Elazığ’da turizmin ne kadar atıl bir durumda olduğundan bahsetmiştim. Bu hafta da bu konuyu detaylı bir şekilde işlemeye karar verdim. Çünkü bu konu 3-5 satır yazı yazılıp da..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_1052" aria-describedby="caption-attachment-1052" style="width: 150px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM-150x150.png" width="150" height="150" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM.png 2x" alt="Ömer Tolga GÜÇLÜ" class="avatar avatar-150 wp-user-avatar wp-user-avatar-150 photo" /><figcaption id="caption-attachment-1052" class="wp-caption-text">ÖMER TOLGA GÜÇLÜ</figcaption></figure>
<p>Geçtiğimiz hafta Elazığ’da turizmin ne kadar atıl bir durumda olduğundan bahsetmiştim. Bu hafta da bu konuyu detaylı bir şekilde işlemeye karar verdim. Çünkü bu konu 3-5 satır yazı yazılıp da kenara atılacak bir konu değil. Bu yüzden ben de üzerinde duracağım.<br />
Elazığ’da ne yazık ki çoğunlukla işler istediğimiz gibi gitmiyor. Artık huyundan mıdır suyundan mıdır bilemedim. Turizmin önemini her yıl defalarca dile getiriyoruz. Ancak dönüp baktığımızda, sözlerden daha fazlasını göremiyoruz.<br />
Yıllardan beri medeniyet beşiği Harput, doğal güzelliğiyle Hazar Gölü, kış sporları yapılabilecek düzeyde bulunan Hazarbaba Dağı, yine mükemmel bir doğal hazine olan Golan Kaplıcaları, son zamanlarda önceki valimiz Çetin Oktay Kaldırım’ın da destek verdiği ve ortaya çıkartılan Kanyonlar ve daha birçok turistik yerlere yatırım yapılması gerektiğini ancak ne hikmetse buralara doğru düzgün bir yatırım yapılmadığını görüyoruz. Durum böyle olunca da sürekli yerli turistleri görüyoruz. Yani kendimiz çalıp, kendimiz oynuyoruz. Bu yüzden de Elazığ’a turizm anlamında herhangi bir katkı sağlayamıyoruz.<br />
Hepimizin bildiği gibi deprem ve ardından pandemi yaşayan bu şehrin, daha çok geliştirilmesi için çalışmalar yapılması gerekiyor. Bugüne kadar ne yazık ki şehrin köhne kalmış görüntüsünü değiştiremedik. Bu konuda yöneticilerimiz sınıfta kaldı. Bari turizmde yüzümüz gülsün dedik ama o da başka bir bahara kaldı. Zaten bu halk, yöneticilerin beceriksiz ve iş yapamaz olmasına alıştı. Ama hep bir umut bekledi ve beklemeye de devam edecek gibi görünüyor. Çünkü bu şehri kalkındırıp, geliştirecek güce sahip olanlar onlar, bizler değiliz. Bizim sadece sosyal medya hesaplarımızdan yaşadığımız şehri tanıtmak dışında elimizden başka bir şey gelmiyor. Her ne kadar bu konuda başarılı olamasak da, en azından bir şeyler ortaya koyduğumuzu gösteriyoruz. Bu arada sosyal medyadan bahsetmişken, Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün sosyal medyada paylaştığı kısa tanıtım videolarını söylemeden geçemeyeceğim. Yaklaşık 7 ay önce Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Demirdağ’ı gazetemizin İmtiyaz Sahibi Sayın Recai Güçlü ile birlikte ziyaret ettik. Ziyaretimizde, Elazığ’ın tanıtım anlamında çok geri kaldığını ve geliştirilmesi gerektiğini söyledik. Müdür de bize katılarak, bunun için çalışma yaptıklarını ve sosyal medyadan, televizyonlardan her bölgeden ayrı ayrı çekilen kısa tanıtım videolarını yayınlayacaklarını söyledi. Ancak geldiğimiz noktada, o videolara pek bir yerde rastlayamadım. O videolar yayınlanmış olsalar bile Elazığ’ın geneline baktığımızda hiçbir işe yaramadığını görüyoruz. Zaten Sayın Müdür, bütçe ayrılmadığını ve kendi kısıtlı imkanlarla pek fazla bir şey yapamadıklarını da söylemişti. O yüzden Sayın Müdür Ahmet Demirdağ için pek bir şey söyleyemeyeceğim. Burada asıl suçlanması gereken, böylesine çöküşte olan bir şehre destek vermeyenlerdir.<br />
Elazığ’ın tanıtım ve turistik yerler bakımından ne kadar geri kaldığını söyledim. Şimdi sıra, bu sorunları nasıl çözeceğimize geldi. Hepimizin bu konuda üstüne düşen görevleri var.<br />
Öncelikle, hepimiz sosyal medya hesaplarımızdan (instagram, youtube vs.) şehrimize ait videolar ve fotoğraflar çekeceğiz. Biz ise, Elazığ’ın yerel gazetesi olarak bu şehrin tanıtımı için çalışmalar yapacağız.<br />
Geçenlerde gazetemizin İmtiyaz Sahibi olan Sayın Recai Güçlü’ye Uluslararası Gazeteciler Cemiyeti Elazığ İl Temsilciliği görevi verildi. Uluslararası Gazeteciler Cemiyeti, Avrupa Birliği destekli Dünya’nın birçok ülkesinde ve Türkiye’de şubelerinin olduğu bir cemiyettir.<br />
Bu cemiyetin amacı, tüm dünyada bulunan basın mensuplarının bir araya gelmesi ve bu vesileyle ülkelerin, şehirlerin tanıtımının yapılmasıdır.<br />
Bu nedenle böyle bir cemiyetin Elazığ’da temsilciliğinin olması, bu şehir için büyük bir şanstır. Biz de bunun bilincinde olduğumuzdan dolayı hiç kimsenin yapmadığı çalışmaları yapmayı hedefliyoruz.<br />
Bununla ilgili önümüzdeki süreçte daha detaylı bilgilerle karşınızda olacağım. Ancak şunu bilmenizi istiyorum, yapacağımız çalışmalarla ilin yöneticilerinin ne kadar pasif olduğunu bir kere daha anlayacaksınız.<br />
Bu sefer bir başka bahara kalmayacak, baharlar bizim olacak!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ELEŞTİRDİKLERİMİZ ARACI KOYMASIN!</title>
		<link>https://elazigdagucluhabergazetesi.com/2021/06/13/elestirdiklerimiz-araci-koymasin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Tolga GÜÇLÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2021 18:06:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://elazigdagucluhabergazetesi.com/?p=1053</guid>

					<description><![CDATA[Değerli Okurlarım, Uzun zamandan beri işlerimin yoğunluğundan dolayı bir türlü bir yazı bile kaleme alamamıştım. Ancak yenilenen internet sitemize katkı olması ve makale yazma özlemimi gidermek açısından bugün yazmaya karar..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_1052" aria-describedby="caption-attachment-1052" style="width: 150px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM-150x150.png" width="150" height="150" data-srcset="https://elazigdagucluhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2021/06/TOLGA-RESIM.png 2x" alt="Ömer Tolga GÜÇLÜ" class="avatar avatar-150 wp-user-avatar wp-user-avatar-150 photo" /><figcaption id="caption-attachment-1052" class="wp-caption-text">ÖMER TOLGA GÜÇLÜ</figcaption></figure>
<p>Değerli Okurlarım,<br />
Uzun zamandan beri işlerimin yoğunluğundan dolayı bir türlü bir yazı bile kaleme alamamıştım. Ancak yenilenen internet sitemize katkı olması ve makale yazma özlemimi gidermek açısından bugün yazmaya karar verdim. Tabii konu belirlemede nedense hiç zorluk çekilmiyor, şu güzelim memleketimde… Her anımız adrenalin basıyor çünkü.</p>
<p>Öncelikle şunu belirtmek isterim ki;<br />
Elazığ&#8217;da yaşayan insanlarımızın çoğunun psikolojisi bozulmuş bir vaziyette.<br />
Baksanıza gelen talepler doğrultusunda Şehir Hastanesinin yetkilileri “Yarı Açık Psikiyatri Servisi&#8217;ni” açmak zorunda kaldılar. Hani yarı açık cezaevini duymuştum ama, böylesini ilk defa duydum.<br />
Bakalım daha neler duyacağız.<br />
Allah sonumuzu hayır etsin.<br />
Psikiyatri servisi de hayırlı uğurlu olsun memleketimize.</p>
<p>Şimdi gelelim asıl mevzumuza;<br />
Takdir edersiniz ki basın camiası olarak yapılan iyi işler olduğu zaman över, aksaklık olduğu zaman da belirtir ve takipçisi oluruz. Hiçbir zaman için eleştirdiğimiz kişilerin karakterine, huyuna, suyuna dem vurmayız. Sadece o yapılan iş her neyse onun biran önce, vatandaşlarımızın yararına ya kaldırılmasını ya da yapılmasını isteriz.<br />
Ancak bazen eleştirilere tahammülü olmayan tabiri caizse burnundan kıl aldırmayanlar da çıkıyor karşımıza.<br />
Halbuki bir yere gelmişseniz bu ülkede, bunu o halka borçlusunuz demektir.<br />
Eğer eleştirilerimize cevap vermek istiyorsanız, bizimle görüşün, ihbar hatlarımız okunacak büyüklükte yazılmıştır.<br />
Gerek gazetemizde gerekse internet sitemiz ve sosyal medya hesaplarımızda da iletişimimiz gözükmektedir.<br />
Ben olsam kendi işimi kendim hallederim, aracı koymam.<br />
Gelelim diğer bir konuya; yaz mevsimini yaşadığımız şu günlerde, siz hiç Elazığ&#8217;da dolaşan turist kafilelerine rastladınız mı?<br />
Ben rastlamadım.<br />
Siz rastladıysanız ben onu bilmem.<br />
Peki neden gelmiyorlar böylesi mükemmel doğal güzellikleri olan bir şehre…<br />
Bunun birkaç nedeni var.<br />
Bunlardan bir tanesi de insanlar Elazığ&#8217;ın haritadaki yerini bile bilmiyorlar, çünkü duymamışlar.<br />
Evet bazı çalışmalar yapılmış, şimdi yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim.<br />
Ancak bu çalışmalar çok cılız kalıyor.<br />
Ciddi ve gerçek anlamda atılmış adımlar yok. Elazığ&#8217;ın reklamı yeterince yapılmadı, şimdiye kadar. Mesela; bir holding düşünün bir mamul üretiyor, bunun pazarlamasını sadece Türkiye&#8217;ye değil, tüm dünyaya yapacak reklam geliştiriyor.<br />
O mamulünü insanlara tanıtmak için sanki kafalarına vurur gibi tekrar tekrar reklamını gösteriyor.</p>
<p>Onun insanlar için hava gibi, su gibi kaçınılmaz olduğunu ispat edercesine adını duyurmak için canla başla mücadele ediyor. Siz hiç bugüne kadar Elazığ&#8217;ın tanıtımı, reklamı, adını duyurması konusunda ciddi çalışma yapanı duydunuz mu?<br />
Bu gerek kurum olur, gerekse dernek v.s. hiç farketmez.<br />
Hayır.<br />
Bugüne kadar böyle bir çalışma olmadı.<br />
O yüzden hasret başka bahara kaldı…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
