TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 351.184
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 26.217
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 217
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 27.663
Uncategorized

ELAZIĞ SARI ALARM VERİYOR!

FATİH EROĞLU
FATİH EROĞLU

Bu yazımda son bir haftadır Elazığ’ın en büyük sorunu olan ve bu şekilde devam edersek gelecek haftaların belki de ayların en büyük problemi olacak olan Covid 19 ile bizim duyarsızlığımızdan bahsedeceğim.
Sarı alarm ifadesini haberleri takip ederken -özellikle meteoroloji bültenini- sıklıkla duymuşuzdur. Öncelikle sarı alarm ne demek onun üzerinde durmak istiyorum. Daha sonra ise Elâzığ’daki virüs yaygınlığıyla sarı alarmın ne gibi bir bağlantısı var ve neden bu başlığı seçtim bunlardan bahsetmek istiyorum.
Sarı alarm, hava koşullarını ifade eden meteorolojik bir terimdir. Ve meteoroloji tarafından şu şekilde tanımlanmaktadır. Hava durumu potansiyel tehlikelidir. Tahmin edilen meteorolojik hadise olağan dışı olmamakla birlikte meteorolojik şartlardan etkilenebilecek faaliyetler konusunda dikkatli olunmalıdır.
Peki Elâzığ’daki Covid 19 salgını ile meteorolojik bir hadise olan sarı alarmın arasında ne gibi bir ilgi var? Ya da amiyane bir tabirle ne alaka sarı alarm?
Şöyle ki Elazığ son iki haftadır vaka sayılarında zirvelerde yer alıyor. Ve bu hem şimdi için hem de önümüzdeki günler için potansiyel bir tehlike..
Sonra ilimizde virüsün bu denli yaygın olması tahmin edilen yani şaşırılmayacak bir durum. Çünkü aylardır maalesef ilimizde virüs yokmuşçasına hayat devam ediyor. Yani perşembenin gelişi çarşambadan belliydi..
Ayrıca bu derecede yüksek sayıda vaka sayılarına ulaşılan bir ilde virüse artık dikkat edilmeli ve yaşam şartlardan etkilenebilecek faaliyetler konusunda dikkatli olunmalıdır.
İşte tam da yukarıda kısaca açıkladığım nedenlerden ötürü Elazığ sarı alarm veriyor. Tehlike yanı başımızda artık dikkat etmekten başka sarı alarma kulak vermekten başka çaremiz yok. Bu duruma gereken dikkati çekmek için yazımın başladığını da Elazığ sarı alarm veriyor yaptım. Size de tavsiyem sevdikleriniz için bu sarı alarmı çevrenizdekilere duyurmanız. Aksi takdirde hiç beklemediğimiz acı can kayıplarıyla yüzleşmek zorunda kalacağız.
Peki yetkililer ne yapmalı?
Öncelikle ilimizde hıfzıssıhha kurulu acilen toplanmalı ve ivedilikle alınan kararlar tam anlamıyla uygulanmalı.
Kurulun aldığı kararlar içerinde özellikle toplumun yoğunlukta olduğu kalabalık alanlara ayrıca yer verilmeli ve öncelikle bu alanlarda virüsün yoğunluğunun önüne geçilmeli.
İnsanların yoğunlukta olduğu toplu taşıma araçlarında denetimlerin yoğunlaşmasına bilhassa dikkat edilmeli. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yani iş yeri ve okulların kapanış/açılış saatlerinde denetim yapılması elzem. Aynı zamanda bu denetimlerde araç sahibine yolculara gereken yaptırımların uygulanması gerekiyor. Çünkü toplu taşıma araçlarına sürücüler tıka basa yolcu alıyor; yolcuların ise bir kısmı maske takmıyor.
Denetim yapılması gereken yerlerden biri de eğitim kurumları. Okullar, geçtiğimiz hafta yani 6 Eylül tarihinde açıldı. Açıldığı tarihten itibaren kısa bir süre geçmesine rağmen virüs tespit edilmeyen okul yok gibi. Hatta bazı okullarda dört beş sınıfta birden virüs vakasına rastlanıldı. Bu durumun önüne geçmek için özellikle okul girişlerinde gerekli denetimlerin yapılması, öğrencilerin Covid 19 pandemisi noktasında defaten bilinçlendirilmesi gerekiyor.
Kahvehane, kafe, lokanta gibi insanların yoğunlukta bulunabildiği alanlarda gerekli tedbirler alınmalı. Çünkü bu alanlar özellikle belli saatlerde tıka basa dolu. Aynı zamanda havaların soğuması ile birlikte söz konusu alanların bahçe kısmında da kimse tercih etmeyecektir. Ve böylece virüsün kapalı alanlarında oturan birey sayısı da artacaktır. Bu da virüsün sevdiği kalabalık kapalı alanların oluşmasına neden olacaktır. Bu yüzden içinde bulunduğumuz mevsim şartlarını da dikkate alarak söz konusu alanlarda tedbir ve denetimler artırılmalı.
İlimiz aşılanma oranında da istenilen seviyede değil. Aşı olan kişi sayısını artırmak için ilimizin medya, sivil toplum kuruluşları, millet vekili ve belediye başkanları aynı zamanda kamu kurum müdürleri ile sevilen/ takdir gören şahısların elini taşın altına koyması gerekmekte. Bu kapsamda halkın bilinçlendirilmesi için gerekli görsel ve yazılı açıklamalar yapılabilir. Şehrin muhtelif yerlerine afişler asılabilir. Aynı zamanda dikkat çekici ve eğlendirici buna mukabil bilinçlendirici reklamlara gazete, radyo ve televizyonlarda yer verilebilir.
GÜNEY KORELİ AYŞE ve JAPON SHOGAN KAMEDA
İlimiz 12 yıl önce çıktığı dünya turunda 5 gün önce Elazığ’da bıçaklanan Japon turist Shogan Kameda olayının şokunu yaşamakta. Sadece ilimizde değil özellikle sosyal medya aracılığa ülkemizde de söz konusu olay günlerdir konuşulmakta. Ve bu hadise Elâzığ’ın yanlış tanınmasına neden oluyor. Çünkü söz konusu olay bireyseldir ve bir kişinin yaptığı tüm ile mal edilemez. Ve gerçek, sosyal medyada hemşerilerimiz ile ilimizde daha önce yaşayanların açtığı hastagde olduğu gibi #misafirperelazig’dir.
Evet Elazığ misafirperverdir. Hatta bu candanlıktan dolayı Elâzığ’da Müslümanlığı seçenler bile var. Ve bu olay tam da gecen hafta yani yukarıda anlattığım talihsiz olayın yaşandığı günlerde meydana geldi. Elazığ’da yaşayan Güney Kore vatandaşı Yoonsun Ya, il müftülüğünde yapılan ihtida töreniyle İslam dinine geçti ve Ayşe ismini aldı. Kardeşimizin ihtidasının Allah katında kabul olmasını dileyerek Shogan Kameda olayı hakkında son birkaç şey söylemek istiyorum.
Japon kardeşimizin Fethi Sekin şehir Hastanesindeki tedavisi bitti ve taburcu edildi. Şu anda Elazığlı misafirperver bir arkadaşının evinde nekahet dönemini geçirmekte. Elazığlılar tarafından yoğun bir şekilde ziyaret edilmekte. Ve bu ziyaretlerin biri sanatçı Bülent Serttaş tarafından gerçekleştirildi. Söz konusu ziyarette Shogan Kameda, Elazığlıların misafrperver olduğunu belirterek, “İnsanlar çok iyi. Gönülden bana bakıyor, yardım ediyorlar. Ben burada olmadan önce çok korkuyordum. Çünkü travmam vardı. Burada sanki benim evim gibi çok rahat oluyorum. Her zaman bana yardımcı oluyor. Bugün arkadaşım bana pansuman yaptı. Çok rahat, yavaş yavaş, dikkatli yaptı. Japon Konsolosluğu bana yardım etti. Benim babamı telefonla aradı ve konuştum” ifadelerinde bulundu.
İlimizin doğru tanıtımı ve gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması için yukarıda kısasa değindiğim iki olayın özellikle sosyal medya aracığıyla paylaşılmasını sizlerden rica ediyorum.
Saygılarımla.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL