TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 351.184
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 26.217
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 217
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 27.663
Uncategorized

VATANDAŞ KİMDEN BİLGİ ALACAK…

FATİH EROĞLU
FATİH EROĞLU

Elazığ’da 24 Ocak 2020 tarihinde yaşanılan oldukça yıkıcı depremin ardından bir buçuk yıllık bir süre geçti. Depremden birkaç ay sonra Mart 2021 tarihinde Covid-19 belası ülkemizde görülmeye ve yayılmaya başladı. Bu durum depremin yaralarının sarılması sürecini haliyle etkiledi.
Buna mukabil daha kısa sürede halledilebilecek işlerin gecikmesine yani sürecin uzamasına neden oldu.

Muğlaklık

Deprem sonrası ilimizin yeniden dört başı mamur (!) hale getirilmesi sürecinde işlerin yavaş halledilmesinden öte bir sorun varsa o da vatandaşlarımızın bilgi almamasıdır. Vatandaşlarımız işlerin ne olacağı ne zaman olacağı ve nasıl olacağı gibi sorularına tam ve net cevaplar elde edemediğini görmekteyiz. Büyük bir deprem yaşayan ve ardından canını ve malını kaybeden vatandaşlarımız bozulmuş psikolojik dengeleriyle şimdi de sorularına yanıt verecek merciler aramak zorunda bırakıldı. Bu durum zaten çıkmazda olan insanımızı daha büyük bir buhrana sürüklemekte..

Trajikomik

İnsanımızı etkileyen, cevap aradığı ve maalesef bulamadığı o kadar fazla soru var ki. Mesela en ilginç olanlarından biri bitip oturulan evler dahi büyük bir kısmı henüz daha ne kadar ödeme yapacağını bilmiyor ve dahası nasıl öğreneceğini bilmiyor.

Depremzedelerin Kaderini Yazı Tura mı Belirleyecek? Yetkililer ”Kura” Dedi

Evlerin küçük olması zaten başlı başına bir sorun iken nasıl teslim alınacağı, kimin nerede oturacağı, kura olup olmayacağı dahi insanların bilgisi dahilinde değil. Nasıl, kim veya kimler bu kadar karışıklığa yol açtı anlamış değilim. Herkese kendi yeri ve kendi katı verilemez miydi? Bunu uygulamaya geçirmek çok mu zordu? Bunlar ve benzeri soruları kendime sormadan geçemiyorum.

Sürsürü ‘de İnşa Edilen Konutlar Örnek Olabilirdi

Bu ara aslında depremzedelerimizi en çok üzen konulardan biri de Sürsürü mahallemizde yapılan TOKİ konutlarının büyüklüğünün kabul edilebilir derecede olmasına rağmen diğerlerinin küçük olması. Aslında doğrusu tüm deprem konutlarımızın Sürsürü’dekilerin ebatlarında yapılmasıydı. Çünkü bizim ilimiz kalabalık ailelerden oluşuyor ve Sürsürü Mahallesinde olduğu gibi 145 metre ailelerimiz için ideal bir boyut. Aslında İlk konutların inşasından Elazığ siyasileri, STK’lar ve basın ilk gün bir araya gelse ve iradesini ortaya koyabilseydi evlerin küçüklüğü noktasından ikinci mağduriyet yaşanmazdı. Ve bu gördüğünüz bu küçük evler inşa edilmezdi.

Sürsürü ‘de Dualar, Diğer Mahallelerde Ahlar Arşı İnletiyor

Sürsürü mahallemizdeki evlerin büyük yapılmasını sağlayanları mahalle sakinleri överek anlatırken diğer mahallerde mağdur olan, evi yıkılan depremzedelerimiz ise üzüntü ile “ah” ederek konuşuyor.

Sabır Taşı Çatlıyor

Memleketimizde söz sahibi milletvekilleri, belediye başkanı, siyasi parti il başkanları, STK başkanları ve kurum amirleri Allah rızası için vatandaşımıza destek olun, bilgi verin. zaten mağdurlar hala daha maalesef konteynırlarda yaşayan ailelerimiz var. Bu insanların bedduasını değil bence duasını almaya çalışın. Geçen her süre aleyhinize işliyor bunu iyi bilin çünkü artık depremzedelerin dayanacak gücü kalmadı. Konu hizmet değil konu bilgi kirliliği ve bilgi eksikliği.

Bir Çuval İnciri Berbat Etmek

Yetersiz yanları da olsa devletimiz tarafından yapılan güzel şeyleri, insanların muhatap bulamayıp bilgi alamamaları ile yok etmeyin. Yarın seçim zamanı insanlar size ulaşamamanın bedelini ödetir.

Yerel Yönetimsizlik

Deprem sonrası süreçte devletimiz ciddi manada üzerine düşeni yapıyor ve maddi manevi ilimizin yanında duruyordu. Hatta kabinenin üç önemli bakanı gece gündüz demeden yanınızdaydı. Fakat iktidarın özverili tutumuna rağmen yerel yönetimcilerimizin ilgisiz ve yetersiz tutumları sorunların başlamasına ve çözümsüz kalmasına neden oldu.
Elazığ için ilk ihale olan ve kısa sürede tamamlanan “ Dilek Sitesi” ihaleye çıktığında ilimizin vekilleri ve yöneticileri STK’ları ,basını ve kamu idarecileri el ele vererek burası ailelerin kalabalık olduğu bir il demeliydiler. Ve eklemeliydiler evlerimiz bu kadar küçük olmamalı diye. Bu tavır sergilenseydi şuan evlerimiz Sürsürü mahallemizdekinin edatlarında olabilirdi ve insanımız da hoşnut olurdu. Böylelikle yapılan güzel şeyler boşa gitmemiş olurdu. Ve Elazığ bu güzellikleri bir ömür unutmazdı.

Yarından Sonra

Bu kadar geniş alanlara sahip bir yerleşim yerinde bu kadar küçük evler neden yapıldı mantığını anlamamakla beraber yarından sonrasına odaklanılmalı. Ve bu saatten sonra 2+1 olan evlerin sosyal konut olarak satışı yapılmalı ve yeni planlanan evler Sürsürü mahallesinedekiler örnek alınarak büyük planlanmalıdır.

Ayrıca

Lütfen evlerini bekleyen insanımıza evlerini ne zaman teslim alacağını, kendi yerinde olup olmayacağın, kura olup olmayacağını ve en önemlisi ne kadar ödeyeceğini söyleyin. Unutmayın Bilgi de bir haktır..

Aynı Zamanda

Depremde yıkılan dükkân sahiplerine hiçbir bilgilendirme yapılmıyor. Söz konusu işletme sahipleri şu anda kentimizin en büyük mağdurları. Bir de bazılarının dükkânı 500 metre iken 150 metre dükkân yapılıyor ve yıkılan dükkân sayısının üçte biri kadar yapılıyor. Acaba niyetler her dükkânı üç kişiye mi vermek bilemedim.

Saygılarımla..

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL